Gün içerisinde yapılması gereken görevlerin sayısı arttıkça hangi işe önce başlanacağına karar vermek zorlaşabilir. Özellikle proje yönetimi ve yoğun iş süreçlerinde tüm görevleri aynı anda tamamlamaya çalışmak zaman kaybına ve verimlilik düşüşüne neden olabilir. Bu nedenle önceliklendirme teknikleri, zamanı ve kaynakları doğru görevlere yönlendirmek açısından önemli bir çalışma yöntemidir.
Önceliklendirme, yalnızca işleri sıraya koymak anlamına gelmez. Aynı zamanda hangi görevlerin gerçekten önemli olduğunu, hangilerinin ertelenebileceğini ve hangilerinin başkasına devredilebileceğini belirlemeyi sağlar.
Bu amaçla kullanılan en bilinen yöntemlerden biri Eisenhower Matrisidir.
Eisenhower Matrisi, görevleri iki temel kritere göre değerlendiren bir önceliklendirme yöntemidir:
Bu iki kriter kullanılarak görevler dört farklı kategoriye ayrılır. Böylece yapılacak işler daha kolay analiz edilebilir ve çalışma zamanı daha doğru şekilde planlanabilir.
Matrisin temelinde şu yaklaşım bulunur: Her acil iş önemli değildir ve her önemli iş de acil olmayabilir.
Eisenhower Matrisi dört temel bölüme ayrılır:
| Kategori | Görev Türü | Yapılacak İşlem |
|---|---|---|
| 1. Bölüm | Acil ve önemli | Hemen yap |
| 2. Bölüm | Önemli ancak acil değil | Planla |
| 3. Bölüm | Acil ancak önemli değil | Devret |
| 4. Bölüm | Acil değil ve önemli değil | Azalt veya kaldır |
Bu yapı, özellikle yoğun iş temposunda hangi görevlere odaklanılması gerektiğini belirlemeyi kolaylaştırır.
Bu kategoride hem zaman baskısı bulunan hem de hedefler açısından önemli olan işler yer alır.
Örneğin:
Bu tür görevler mümkün olduğunca geciktirilmeden tamamlanmalıdır.
Ancak sürekli olarak bu kategoride çalışmak, planlama sorunlarının bir göstergesi olabilir. Önemli işleri önceden planlamak, son dakika yoğunluğunu azaltabilir.
Uzun vadeli başarı açısından en değerli kategori genellikle burasıdır. Bu görevlerin hemen tamamlanması gerekmese de gelecekte önemli sonuçlar doğurabilir.
Örneğin:
Bu görevler için takvimde özel zaman ayırmak gerekir.
Uzun vadeli verimliliği artırmak isteyen kişiler ve ekipler, zamanlarının önemli bölümünü bu kategoriye ayırmaya çalışabilir.
Bu bölümde zaman baskısı bulunan ancak temel hedeflere doğrudan katkısı düşük işler bulunur.
Örneğin:
Bu görevlerin tamamı gereksiz değildir. Ancak mümkün olduğunda uygun kişilere devredilmesi, daha önemli işlere zaman ayrılmasını sağlayabilir.
Bu bölümde hedeflere ciddi katkı sağlamayan ve hemen yapılması gerekmeyen işler yer alır.
Örneğin:
Bu tür faaliyetler tamamen ortadan kaldırılabilir veya mümkün olduğunca azaltılabilir.
Bu yöntemi günlük çalışma hayatına dahil etmek oldukça kolaydır.
Öncelikle yapılması gereken bütün işleri yazın. Görevleri zihinde tutmak yerine yazılı hale getirmek değerlendirme sürecini kolaylaştırır.
Her görev için şu iki soruyu sorun:
Bu görev önemli mi?
Bu görev acil mi?
Cevaplara göre görev uygun kategoriye yerleştirilir.
Görevleri matrise yerleştirdikten sonra yapılacak işlem daha net hale gelir:
Görevlerin öncelikleri zaman içerisinde değişebilir. Bugün acil olmayan bir görev yarın önemli ve acil hale gelebilir.
Bu nedenle Eisenhower Matrisi yalnızca bir kez hazırlanıp bırakılmamalıdır. Günlük veya haftalık olarak gözden geçirilebilir.
Bu önceliklendirme yöntemi birçok açıdan fayda sağlayabilir:
Özellikle aynı anda birçok proje veya görev üzerinde çalışan kişiler için oldukça pratik bir yöntemdir.
Her görevi “acil ve önemli” olarak değerlendirmek, yöntemin temel amacını ortadan kaldırabilir. Bu nedenle görevleri objektif şekilde değerlendirmek gerekir.
Ayrıca acil olan her işin mutlaka önemli olmadığı unutulmamalıdır. Bir bildirimin hemen gelmesi, o bildirimin stratejik açıdan önemli olduğu anlamına gelmez.
Öncelik belirlerken görevin işletmenin, projenin veya kişinin temel hedeflerine ne kadar katkı sağladığı dikkate alınmalıdır.
Eisenhower Matrisi dışında farklı önceliklendirme yöntemleri de kullanılabilir.
Görevler önem seviyesine göre A, B ve C gruplarına ayrılır. A grubu en önemli görevleri, C grubu ise daha düşük öncelikli işleri ifade eder.
80/20 kuralı olarak da bilinen bu yaklaşım, sonuçların önemli bir bölümünün faaliyetlerin daha küçük bir bölümünden kaynaklanabileceği fikrine dayanır. Bu nedenle en yüksek katkıyı sağlayan işlerin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Görevler, gerektirdikleri zaman ile sağlayacakları sonuç açısından karşılaştırılır. Kısa sürede yüksek değer sağlayan işler önceliklendirilebilir.
Yorumlar